Evde Soğuk Sıkım Hindistancevizi Yağı

Evde Soğuk Sıkım Hindistancevizi Yağı

Sevgili gezeleyenler, hindistancevizi yağı hakkında çok yazılıp çok söylendi. Övenler de var kötüleyenler de.

ABD’nin o meşhur Harvard üniversitesinin birtakım uzmanları hindistancevizi yağının insan sağlığına zararlı bir gıda maddesi olduğuna yönelik açıklamalar yaptılar. Yaparlar, ABD denen ülkede para ve çıkar uğruna herkes her şeyi yapar, biliyorsunuz.

Zamanında aralarında Türkiye’nin de olduğu bir takım ülkelere sütten daha beseleyici diye süt tozu yardımı yaptıklarını hatırlatmak isterim. Üst jenerasyon bilir, okullarda dağıtılan süt tozunu küçücük öğrencilerin tüketmesi zorunluydu!

Sonra da zeytinyağına sataştılar, dünyanın en kanserojen yağı olan Canola yağını satmak istedikleri için. Tereyağı da çok beter bir şeymiş meğer, margarin denen oda sıcaklığında erimeyen sineğin bile tenezzül etmediği kimyasal bir madde varmış, onu kullanacakmışız.

Bu bağlamda iki faktörle değerlendirmemi yapıyorum. Dünyadaki hindistancevizi yağı (yan ürünler çıkarıldıktan sonra) üretimi hangi ülkelerden? İlk beş ülke sırasıyla Filipinler, Endonezya, Hindistan, Vietnam, Meksika. ABD ilk 70’te bile değil.

Dikkate aldığım ikinci faktör ise dünyamızda yaşayan yerli kategorisindeki halkların (indigenous peoples) ne kadar zamandır bu ürünü tükettikleri. Hindistan kökenli hindistancevizi palmiyesi İsa’nın doğumundan çok daha öncelere dayanıyor ve Güneydoğu Asya ve Pasifik milletleri hindistancevizi yağını çok ama çok uzun bir zamandır tüketiyorlar.

İşte Harvard gibi itibarlı bir kurumu temsil eden satılmış profesörlere işinize gelen propagandayı yaptırmak bu kadar kolay.

Son 7 yıldır ben yerleştiğimde Survivor Adası tadında bir yerde yaşadığım için (Gili Air adası) çok haşır neşir olduğum hindistancevizi ikiye ayrılıyor: Taze (yeşil, eti ince ve kaşıkla sıyrılabilen ve bol sulu) ve kuru hindistancevizi. Suyu olan hindistancevizinin eti çok azdır, kuru cevizin ise eti kalındır ve suyu çekilmiştir.

Gili Adaları: Polis Yok, Araba Yok!

Taze hindistancevizi suyu bol elektrotlu mucize bir içecek ancak etini her gün yerseniz (yerliler tüketebilir, orada doğup büyümeyenler için söylüyorum) yüksek kolesterola yol açabiliyor. Düz mantık, her şeyin fazlası zarar.

Hindistancevizi yağı da çıkarım yöntemine göre iki temel kategoriye ayrılıyor: Soğuk sıkım ve pişirme yağlar. Soğuk sıkım (virgin cold pressed) yağ renksiz, pişirilerek elde edilen yağ ise sarı renkte olmaktadır.

Bugünkü konumuz evde soğuk sıkım hindistancevizi yağı yapımı. İyi haber, tahmin ettiğinizden çok daha kolay olması!

Biz hazır lime lime edilmiş hindistancevizini taze olarak kiloyla pazardan alıyoruz. Türkiye şartlarında marketten alacağınız birkaç kahverengi hindistancevizi ve büyük bir poşet (yarım kiloluklardan) kurutulmuş tatlılarda kullanılan baharat bölümlerinde satılan hindistancevizini birbirine karıştırmanızı tavsiye ederim.

Sadece kahverengi cevizlerden kullanırsanız daha iyi olur ama maliyeti artar. Size kalmış.

Fotoğraflar canım arkadaşım Hartono bu uygulamayı geleneksel yöntemlerle bana gösterirken çekildi, Bali’ye yolunuz düşerse Har’s Garden ve Har’s Tree Houses mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerler arasında, turist rehberlerinde bulamazsınız benden söylemesi.

Har ve eşi Har’s Garden adında organik, kendi sebzeni kendin topla konseptinde bir tarla işletiyorlar, Jalan Sriwedari’de Ubud merkeze yalnızca 3 km. Tarla’nın arkasında ise eşi benzeri olmayan ağaç evler yaptılar, ağaç evlerin arka cephesi tamamen cam ve yağmur ormanına bakıyor.

Dünya tatlısı BizeHerGünTatil çifti ziyarete geldiğinde Har's Garden da çapa sallayacaklarından haberleri yoktu...

Sıcak su ve klimaları var, yani hem doğayla iç içe hem de lüks sayılır, fiyatları da çok uygun. Kahvaltıyı yine organik bahçeden yapıyorsunuz, vegan ama Janset’in yakınıyım deyip yumurta da ayarlayabilirsiniz:) Bali’deki en eski ve kadim dostlarımdan olan Har ile yaptığım söyleşiye buradan ulaşabilirsiniz, çok şahane bir insandır.

THE HUMBLE ENTREPRENEUR SERIES 3: HAR'S GARDEN

Öncelikle ihtiyacınız olan alet edevata bir bakalım:

Tülbent ya da kaynatılmış bir bez parçası, tercihen altı musluklu cam ya da plastik kavanoz, blender (olmasa da olur). Bu kadar! Cevizlerinizi alın gelin!

Yöntem: Cevizlerinizi kırıp içlerinden etleri çıkarıyorsunuz. Cevizi kırdıktan sonra suya batırırsanız daha kolay çıkarırsınız. Ya çıkardıktan sonra ince rendeleyeceksiniz ya da çıkarma işlemini limon kabuğu rendesi çıkaran ya da benzeri bir el aletiyle kazıyarak çıkaracaksınız. İhtiyacımız olan şey ince rende ceviz eti. Beyaz olan. Baharat tipi dediğim kurutulmuş cevizden de karıştıracaksanız ceviz kurusunu birkaç saat içme suyuna yatırın sonra taze ceviz rendesine karıştırın.

Su ve ceviz rendesi aynı oranda karıştırılıp çi köfte gibi eziliyor.

Tülbentti kavanozun ağzına lastikle takın.

Ceviz rendenize su ekleyin ve su+ceviz eti karışımını elimizle tülbent üzerinden kavanoza sıkın. İyi kalite cevizlerde bu işlem 2-3 kez tekrarlanabiliyor. Blender varsa bu işlemi belnder da yapabilirsiniz, daha fazla verim alırsınız. Eşit oranlarda su ve ceviz rendesini blendar'dan geçirip elde ettiğiniz sütü tülbentten kavanoza sıkıyorsunuz.

Ve bitti! Önümüzdeki 24 saatte olacak olay ve musluklu kavanoz kullanma sebebimiz şu: Su, posa ve yağ kendiliğinden birbirinden ayrılacak. 

Elde edilen sütümsü karışım tülbentten kavanoza süzülüyor.

Yağ en üstte kalacak, dolayısıyla musluklu kavanoz kullanırsanız su ve posayı akıttığınızda kavanozda yalnız yağ kalır. Musluksuz kavanoz biraz sıkıntılı, siz üstten yağı kepçeyle almaya çalışırken yine hepsi birbirine karışabilir sonra yine 24 saat beklersiniz hem de veriminiz düşük olur.

24 saat kadar sonra su ve yağ birbirinden kendiliğinden ayrılıyor.

İşte böyle, bu kadar kolay. Elde ettiğiniz yağı cildinize, gargara için (oil pulling), salata ya da diğer pişirilmeyen yiyeceklerinize ve hatta pişirilmiş yemeklerinizin üzerine kullanabilirsiniz. Mesela pilava piştikten hemen sonra biraz hindistancevizi yağı eklerseniz mis gibi Jamaika esintileri ve sağlık kokacaktır. 

BALI YAŞAM VE KÜLTÜR REHBERİ

Cildinize yüzünüze saçınıza sürünün (güneş yanığına çok iyi gelir ama sürüp güneşe çıkarsanız hastanelik olabilirsiniz), gargaralayın, yiyin, gezeleyin. Elinizde kalan posayı da yüz ve vücudunuza peeling için kullanabilirsiniz.

Bu ve pek çok diğer tarif ve hikayeyi @meksikamutfagi.official instagram hesabında bulabilirsiniz.

YORUMLAR

    Bu konuya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...

YORUM YAZ