Gezelerken Yapılan Pazarlığın 5 Zararı

Gezelerken Yapılan Pazarlığın 5 Zararı

Fakir ülkelerde gezerken üç kuruş için çingene pazarlığı yapmalı mıyız? Pazarlık konsepti zaten üçüncü dünya olarak adlandırılan kategorideki ülkelerde kabul gören bir durum çünkü gelişmiş ülkelerde fiyatlar sabit ve etiketlidir, sokak satıcısına da pek rastlanmaz.

Açlık sınırında yaşayan kişi başı günlük gelirin iki doların altında olduğu bir bölgede geziyorsanız, önünüze çıkan her şey için pazarlık yapmamanız için 5 nedeni sıralıyorum:

1- Antipati Toplarsınız, Siniriniz Bozulur ve Zaman Kaybedersiniz

Bu da bir turist olarak kendinizle çelişmek olur çünkü insanlar seyahate bu amaçlarla çıkmaz. Özellikle de sokak satıcılarıyla yapılan çoğu pazarlıkta söz konusu iki tarafın da inat ettiği rakam bir-iki dolara tekabül eder. O bir dolar için on beş dakika yabancı dilde ter dökerken yapabileceğiniz diğer harika şeyler hayatınızdan kayar, gider. Satıcı arkanızdan tatsız bir şey söyleyebilir, tadınız kaçar. Ne gerek var?

2- Kıyasıya Pazarlık Yaparak Cebinize Giren İki Kuruş ile Zaten Bir Şey Alamayacaksınız

Üç kuruş, beş kuruş bir araya gelince bir hafta sonra belki bir kola içersiniz o parayla. Ucuz ülkelerin para birimleri genelde bol sıfırlı olduğundan pazarlıkla kırdığınız fiyat aslında gerçekten çok küçüktür.

HOMO EREKTUS-GEZERUS: EVRİMİNİ TAMAMLAYAMAMIŞ GEZGİN

3- Satıcının Eve Bir Ekmek Fazla Götürebilmesine Engel Olursunuz

Sizinkine nazaran daha uygun fiyatlı bir yerde tatildesiniz. Muhatap olduğunuz satıcı gündüz okulda baş öğretmen olabilir. Benim yaşadığım Gili Air adasındaki ilk okulun başöğretmeni okuldan sonra plajda incik boncuk satıyor. İnsanların aileleri var ve kıtlık sınırında yaşıyor, çalışıyorlar. Pazarlığınızı makul bir noktada sonlandırıp, ilgilendiğiniz ürünü ısrar etseniz daha uygun fiyata alabileceğinizi bile bile saygı duymak, katkıda bulunmak gözüyle de bakabilirsiniz. Başınızın gözünüzün sadakası olsun.

4- Çifte Standart Haklı Standart

Gelişmekte olan ya da fakir bir ülke ’de alım gücünüz zaten daha yüksektir, çünkü her şey yaşadığınız yerden daha ucuz. Daha da sömürmenin manası yok. Bazen de turistlere çifte standart uygulanıyor olabilir. Dolmuşa binersiniz, yerliler 1 birim öderken sizden 2 birim isteniyordur. Bence bu da normal bir uygulama çünkü yaşadığınız ülkedeki asgari ücret ile gezdiğiniz ülkenin gelir düzeyi arasında dağlar kadar fark var.

Bir gün Lombok’ta dolmuştayım, Avrupalı bir turist kızla şoför arasında münakaşa çıktı. Lombok’taki dolmuş şoförü yabancı dil bilmek zorunda değil bu bir. Dil engeline rağmen turist kız gezi rehberinde fiyatları gördüğünü ve kendisinden iki katı ücret alındığını söylüyordu. Üç katını verse zaten taksiyle gidecek. Avrupa’dan Endonezya ya uçak parası ne kadar verdi acaba? Lufthansa’yla da pazarlık etti mi? Ülkesinde garsonluk yaparak saatine kim bilir kaç avro kazanıyor, hem de Uzak Doğu’da gezebiliyor. O dolmuştaki diğer yolcuların (tavukları saymazsak) gelirleri acaba ne kadar ve dolmuşa verdikleri para gelirlerinin ne kadarına tekabül ediyor?

Batı Avrupa kültüründe bu tarz şeyler para değil prensip meselesi olabilir ama orası sizin kültürünüz değil. Yüzyıllarca sömürmüşler zaten. Bazen susup oturmak bir erdemdir.

Turist rehberinde böyle gördüm çok biliyorum bakış açısı kimseye bir şey kazandırmaz. Çifte standart olabilir, yine de bir yerden bir yere çok uygun bir fiyata gidiyorsunuz. Bu arada kız bana sataştı, yerel ücret ödediğim ama ona yardım etmediğim için. Ben normal ücret ödüyorum çünkü yıllardır oradayım, dillerini öğrenmişim, herkesi tanıyorum orada iş sahibiyim hamallar, tekne kaptanları, şoförler hepimiz birbirimizden ekmek yiyoruz o yüzden ben senle bir değilim (zaten de esmerim arada kaynıyorum). Bu insanlar senin ülkene gitse turist olduklarına bile inanmazsınız. Siz hep expat biz hep göçmen, mülteci. Etmem yardım, pişman değilim.

EN FAYDALI 5 GEZELEME UYGULAMASI

Neyse, yani çifte standart uygulandığını fark ederseniz bile bazen tepki vermemek iyi olur, hem de güvenlik açısından. Güvenlik demişken dolmuşa galon galon benzinle binen amcalar pofur pofur tütün içiyordu.

5. Zengin Olduğunuzu Hissedersiniz

Zenginlik görecelidir. Ayakkabı boyayan birine göre asgari ücretli çalışan kişi zengin olabilir. Seyahat ederken pazarlık etmeden bir ürün satın aldığınızda kendinizi anlık da olsa zengin hissedersiniz, ki size o malı satan kişiye göre zaten öylesiniz. Hele de yıllık ücretli izninizdeyseniz, zaten harika bir yerde hem tatil yapıyorsunuz hem de bedavadan hesabınıza tatil yapmak için para yatıyor. Turist olarak bulunduğunuz yerin yerlisi olaya böyle bakıyor “plajda yatmak için para alıyorlar”, güzel bir bakış açısı, pozitif. Zengin hissedin.

Siz yine de pazarlık yapmadan duramam diyorsanız yüzünüze takınacağınız tatlı bir tebessüm işinizi görecektir. Satıcıları rencide ya da tahrik etmeden de alışveriş yapılabiliyor. Biraz ötede daha ucuza gördüğümüz o hasır şapkayı başka bir satıcıdan daha iyi muamele gördüğümüz için aldığımız olmadı mı? Satıcılar için de durum böyle. Her gün sabahtan akşama kadar hayatta kalabilmek için müşteri kaprisine, hak etmedikleri muamelelere katlanmıyorlar mı? Empatik gezeleyelim, alan memnun veren memnun…

MEKSİKA YEMEĞİ SANDIĞIMIZ GRİNGOLAR

DÜNYANIN EN BÜYÜK HAVAYOLUNU NASIL DİZE GETİRDİM?

YORUMLAR

    Bu konuya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz...

YORUM YAZ